Şu siteyi açtığım gün kendi kendime şunu söyledim: İlk yazımın başlığının adı mutlaka diriliş olmalıydı. Çünkü günümüzün giderek kirlenen, maneviyat ile tatminkarlığın öneminin yerini maddiyat ile açgözlülüğün aldığı bu dünyada insan ancak bir yere kadar kendini engelleyebili-yor. O noktadan sonra ise önceleri içimizde sinsice büyüyen kendini geliştiren bir haykırış buluyorsunuz ardından ise hiç beklenmeyen bir anda bir de bakıyorsunuz ki kendinizde sinsice büyüyen o haykırışın artık evrimini tamamladığına şahit oluyorsunuz başka bir deyişle dirilişi gerçekleştirdiğini farkediyorsunuz. Hani o demin bahsettiğimiz o an var ya işte o an dediğimiz şey de kimi zaman bir fırtına öncesi sessizliğinin sonlandığı an, kimi zaman da içimizde biriken öfkenin biriktirme safhasının bittiği andır. Haykırış dediğimiz şey ise olsa olsa anlar arası geçişi sağlayan bir köprü belki de büyük patlama öncesi ortaya çıkan bir kıvılcım alevidir. Bir düşünsenize haykırma olmasa diriliş ne anlam ifade eder ki!! Ha okyanusun içinde nereye gideceğinizi bilmeden oraya buraya kulaç atmaya başlamışsı-nız, ha haykırmadan dirilişi gerçekleştirmişsiniz… Söyler misiniz ne farkı var birbirinden!! Öyle ya, eğer siz bir yola baş koymuşsanız mutlaka ve mutlaka o ilk haykırışı olgunlaşmasını beklemek durumundasınız tersi durumda bir de bakarsınız ki içinizdeki dirilişi besleyen ateş önüne çıkan ilk rüzgarda sönüp gitmiş.
Kim ne buyurursa buyursun; önemli olan okyanusta var olan mevcut akıntılara kendimizi kaptırmak değil; aksine var olan akıntılara karşı koyabilmek hatta kendi akıntımızı yaratarak okyanusa kabul ettirebilmektir. Yoksa siz gerçek-ten var olduğunuzu iddia edebilir misiniz?? Ben içimde bağımsız yaşayan bir benliğim diye söyle-yebilir misiniz? Bazılarının aklına şöyle gelebilir: Peki Nasıl?? O kadar çok örnek verilebilirsiniz ki…. Başkalarının modasını değil ama kendi modamızı takip etmek gibi ya da birilerinin denizde gösterdi-ği rotayı değil kendi rotamı bulup yol almak gibi… Tabii bunların hepsi içimizdeki haykırışın evrimini tamamlayabilmesiyle başka bir deyişle dirilerek süreklilik halini kazanmasıyla yani dirilişi gerçek-leştirerek oluşur.
Diriliş, işte o diriliştir ki insana zaman zaman içindeki isyanlarını yansıtma şansı veren, kendini dinlemekten başka kendini dinlettirmeyi sağlayan, sadece önüne geleni kabul etmeyi değil ama önlerine götürüp kabul ettirttirebilendir. İşte bu nedenle zaten içimde var olan bu haykırış, dirilişe dönüşmüş oldu. Evet, işte o nedenle de artık diriliş diyorum.